Search

hat begründet

verb

hat begründet kelimesinin en doğru İngilizce karşılığı "founded" ve Almanca dilindeki tüm detaylı anlamları için doğru yerdesiniz! Bu sayfada, merak ettiğiniz hat begründet kelimesinin Almanca merkezli tanımının yanı sıra, farklı dil seviyelerine (A1’den B1’e) uygun örnek cümleleri ve çevirilerini bulabilirsiniz. " hat begründet ne demek?" veya " hat begründet nasıl kullanılır?" diye merak eden kullanıcılar için hazırlanan bu zengin içerikte; kelimenin eşanlamlıları ve bağlama göre farklı çeviri seviyeleri de mevcuttur. Almanca ve İngilizce arasındaki dil köprülerini, anslate'in derinlemesine çeviri bilgisi ile keşfedin!

founded
established
created
has justified
has substantiated
has given reasons for
has founded
has established
has created
has set up
has configured
has adjusted
has set

Almanca dilinde "hat begründet" tanımı

Aradığınız "hat begründet" kelimesinin Almanca (orijinal) dilindeki tanımları ve kullanım şekilleri hemen aşağıda. Bu kısım, özellikle İngilizce dilini öğrenirken kelimeyi farklı bağlamlarda ve cümle yapılarıyla anlamanız için tasarlandı.

Tanımlar ve örnek cümleler, başlangıç (A1) seviyesinden orta düzeye (B1) kadar uzanan bir yelpazede sunulmuştur. Böylece kelimeyi en temel anlamından daha karmaşık kullanımlarına kadar adım adım öğrenebilirsiniz. Her örnek, Almanca dilindeki çevirisiyle birlikte, doğru bağlamda ve kullanıma hazır bir şekilde sunulmuştur.
#1

Gründe für etwas angeben; eine Aussage, Meinung oder Handlung rechtfertigen.

DE: Warum ist er zu spät? Er hat es noch nicht begründet.

A1
EN: “Why is he late? He has not justified it yet.

DE: Der Schüler hat seine Abwesenheit mit einer Krankheit begründet.

A2
EN: “The student justified his absence with an illness.

DE: Sie hat ihre Entscheidung, den Job zu kündigen, ausführlich begründet.

B1
EN: “She thoroughly justified her decision to quit the job.
#2

Etwas ins Leben rufen; der Ursprung oder die Grundlage für etwas sein; etwas gründen oder stiften.

DE: Er hat eine Familie begründet.

A1
EN: “He has started a family.

DE: Er hat einen neuen Verein für die Nachbarschaft begründet.

A2
EN: “He has founded a new club for the neighborhood.

DE: Sie hat eine Stiftung zur Förderung junger Künstler begründet.

B1
EN: “She has founded a foundation to support young artists.

hat begründet ile Yazımı Benzeyen Kelimeler